Doğduğumuz andan itibaren elimize birer yumak ip veriliyor. İstersek mutluluğun desenini örüyoruz,istemezsek mutsuzluğu biriktiriyoruz.Bana kalırsa mutluluğu örmek daha kolay. İllaki büyük büyük paralar ya da zengin aileler olması gerekmiyor mutlu olmak için. Kurumuş bir yaprak bile insanı mutlu edebiliyor bazen.Önemli olan nasıl baktığınız. O kuru yaprağa sevgiyle dokunursanız fidanlık olur. Vermek istediğim mesaj şu ki;bakmasını bilelim, ve yeterki görelim... ''HAPİSHANE''de devrim yapmamız lazım.Artık bunlara bir çözüm bulmakta geç bile kaldık. Yabancı ülkelerin bir çoğunda mahkumlara meslek öğretiliyor,eğitiliyor.Elleri hangi mesleğe yatkınsa o dalda geliştiriliyor.Devletin iş yerleri ve iş bölümlerinde çalıştırılıyor.Bizim de aynı uygulamayı yapmamız gerekiyor. Ağır suçlular ağır işte,hafif suçlular hafif işlerde çalıştırılması lazım.Hem meslek sahibi olup hemde kendilerine ve devlete kazanç sağlamaları gerekiyor.İçerde boş boş yatıp yeyip içip geziyorlar. Dışarıya çıktıklarında da sudan çıkmış balığa dönüp nereye saldıracaklarını bilmiyorlar. Ya tekrar suç işleyip masum insanların canını yakıyorlar yada boş boş dolaşıyorlar. Çünkü hapisten çıkan kimseyi işe almak istemiyor bu durumda her iki taraf da haklı.Bu hapishanelerde çalıştırılan mahkumlar cezaları bitincede isterlerse burada çalışmaya devam etmeliler. Tahliye olduktan sonra işe devem ettiği takdirde başka da iş bulamayacakları için maaşlarına zam yapılarak devam etirilmeliler buna bu ülkenin gerçekten çok ihtiyacı var. O kadar boş arazimiz var ki, o arazilere hapishane sanayisi kurulsun. Tekstil,demir, çelik.çimento,marangoz,kaporta ve kuafor gibi daha bir çok meslek dallarında çalıştırılsınlar . Bizim devletimiz bunu yapabilir diğer devletlerde olduğu gibi. Bu egitim alanları olmadığı sürece bu suçlar işlenmeya devam edecektir. Suçsuz günahsız insanların canı yanacak hapishanelerde yer kalmayacaktır. sevgiyle kalın
Bu yazı 3555 defa okunmuştur.