|
Tweet |
Bu arada prof.dr. Orhan kural’da Kış uykusu film yönetmeni Nuri Bilge ceylan hakında savcılığa suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Kış uykusu film çekimleri sırasında bir atın turist üzerine binsin diye nehirden işkenceyle sürüyerek çekmeleri hayvana işkence yaptıkları gerekçe gösterildi.
Tüm sokak hayvanlarının toplanarak deneylerde kullanılması amacıyla iki yıldır gündeme gelen 5199 katliam tasarısı, tepkiler sonucu iyileştirilmiş gibi müjdelense de, maddelerdeki ölüm tuzaklarıyla yine sokak hayvanlarından el çekmiyor ve onları toplayarak pazarlamayı hedefliyor. Yıllardır toplumun büyük bir kesimi tarafından bu katliam tasarısına verilmiş olan tepkinin sonuçsuz kaldığını görüyoruz! 19 Haziran 2014 tarihli Çevre Komisyonu toplantısı sırasında TBMM önünde toplantı bitimine kadar hayvanlar için eylemlerini sürdüren arkadaşlarımızın sesi duyulsun istiyoruz! Birçok şehirde hayvanlar için düzenlenen yürüyüşler, imza kampanyaları ve sosyal medyadan yükselen itiraz görmezden gelinmesin istiyoruz! Sokak hayvanlarıyla birlikte yaşamak istiyoruz. Koruyan bir tasarı hazırlamak yerine bu tasarı sürekli hayvanları toplamak ve pazarlamak üzerinden güncelleniyor. "ARTIK YETER!" DEMEK İÇİN 29 Haziran 2014 Pazar günü saat 13:00 ie 16:00 arası bütün hak savunucusu bireyleri kapsamlı bir protesto için Taksim'deyiz... Bu artık vicdani bir direniştir. Vicdanlı olan herkesi ve değer basın mensuplarını bu katliama “dur” demeye davet ediyoruz.
1) Madde 10 ile bakımevlerinde toplanacak sokak hayvanlarının satışı yasallaşıyor. Sokak hayvanlarının her türlü art niyetli sektöre pazarlanması yasal olacak. Topluca satılan hayvanların akıbetinin takibi imkânsız olacak. Bu madde bu haliyle sokak hayvanlarının deneylere ve çeşitli sektörlere satılarak katledilmesi demektir.
2) Değiştirilmiş haliyle Madde 6 bir sürü kısıtlamayla yine sokak hayvanlarının toplatılmasına sebep oluyor. “Kas ve çene yapısı güçlü olanlar” tanımlamasıyla tüm köpekleri toplayacaklar, sahiplendirilmek için beklenen süreyi belirtmeyerek süresiz olarak götürecekler. (ayrıca bir üstteki “satış” maddesi geçerli olacağı için bu durumda sokak hayvanları götürüldükleri bakımevlerinden pekçok sektöre pazarlanacak.). “ibadethane, oyun alanı gibi toplumun yoğun olduğu alanlar” tanımlamasıyla buralardan da toplanarak toplama kamplarına götürülecek ve buralardan pazarlanacaklar.
3) “Barınak hayvanları ve sokaklardaki sahipsiz hayvanlar üzerinde deney yapılmayacaktır” talebi tepkiler sonucu kabul edildi. Ancak: Bu durumda “bakımevleri” ve “sahipli” hayvanlar bu tanımın dışında kalıyor. Ve yine birinci madde üzerinden gidildiğinde, “satılan” hayvan “sahipsiz” hayvan olmayacağı için deney yapılabilecek hale geliyor. Bakımevleri de dâhil olmak üzere, hiçbir durumda sokak hayvanlarının deneylerde kullanılmasını kabul edemeyiz. Hayvan deneylerinin kolaylaştırılmasını kabul edemeyiz.
4) Evlerdeki hayvanlara müdahaleye izin verecek olan, Madde 5 ile bu durumu bir yönetmeliğe bırakan düzenleme, evlerdeki hayvanları da bir bilinmeze götürmeyi hedeflemektedir.
5) Hayvanlı sirkler de, hayvanat bahçeleri de yunus parkları gibi, hayvanların doğasına aykırı ortamlarda ve yetersiz koşullardaki tutsaklığıdır.
Eğer Genel Kurul'a gönderilmiş olan bu tasarı bu haliyle onaylanırsa; sokak hayvanlarını işkence dolu ölümler ve soykırım bekliyor. Biz Milletvekillerinden bu tasarıyı bu katliam maddeleriyle onaylamamalarını rica ediyoruz. Vegan Özgürlük Hareketi ve Hayvan Hakları Aktivistleri