Bugun...


Sibel Atalay Kandur


facebook-paylas







En Güzel Aşk?
Tarih: 15-01-2015 18:16:00 Güncelleme: 15-02-2015 06:17:00


Her şey yalan olsa bile En güzel aşk zor olanmış

Geçmişte aşk, sevda, hasret ve vuslat hakkında aruz vezniyle yazılmış eşsiz onca şiir bulunmasına rağmen günümüzde bu tür içeriklerle sadece kafiyeye uydurup insanlara bir sürü garipçe fikirler empoze etmek ve hayatlarının gerçeği olarak sunmak adet oldu. “Biz” de bu yazımızda buradaki gibi “seri üretim” aşklara değineceğiz.

Günümüzde birçok kavramın anlamını yitirmesine aldırmadan “aşk”ın aslına ve amacına uygun tanımını yapacak olursak ve bunu beşerî aşk ile sınırlandıracak olursak “aşk”, iki insanın birbirine karşı yazısız ve arada herhangi bir şartlı anlaşma maddesi olmadığı haliyle gerçekleştirilen bağlılık andı değil midir? O halde yalanlarla dolu bir aşk nasıl oluyor da gerçek ve iyi bir “aşk” şeklinde tanımlanabiliyor? Bugün hepimizin bildiği bir gerçek var, o da “aşk” denen müessesenin içeriğinin eskiye nazaran çok başka ürünlerle dolup taştığıdır. Geçmiş zamanda yaygın olarak neler satılırmış gönül dükkanında, bakalım:

Muhabbet bağında bir gül açıldı Bir derdim var bin dermana değişmem Yüküm lal-i gevher mercan saçarım Bir derdim var bin dermana değişmem

Şah Hatayî Hazretlerinin yukarıdaki aşk tanımından anlaşılan, her ne olursa olsun, sıkıntı da gelse, iyilik de gelse bunları maşuk ile beraber sırtlanacağına dair ifadelerdir. O zaman gönül dükkanında pazarlık yapılmazken bir de gelin bugüne göz atalım:

Ne üzülür, ne sıkılır(üm) Sadece birazcık düşünür(üm) Hemen yeni bir aşık bulunur, Yerin çok çabuk doldurulur

Bu örneği uzun uzun açıklamaya pek de gerek yok aslında. İki “dükkan”da satılanlar arasında ne kadar büyük farklar olduğu epeyce açık değil mi?

Aslında bu yazı, büyük ölçüde genelleme yapılmış düz mantık basit örneklerden oluşan bir karalama gibi görünüyor olsa da aslında artık klasikleşmiş “nerede o eski günler” havasında yazılmış değil, geçmiş dönem ve şimdiki zaman arasında aş hakkında hakim olan görüşü yansıtmak adına kısacık bir incelemedir yalnızca. Oysa elbette bugün de geçmişteki gibi Pir Sultan gibi, Mecnun gibi sevenler vardır; geçmişte de bugün gibi her gün başka bir “aşk” peşinde dolaşan da…

Son olarak diyeceğim şudur ki; sevdiklerinize “sen” ve “ben” gözlüğüyle bakmak değil, “biz” olabilmeyi başarabilmektir gerçek aşk. Çünkü maddî veya manevî herhangi bir karşılık beklemek veya günümüz tabiriyle özellikle gençler arasında çok meşhur olan “amaan önce o yazsın, bana ne” şeklinde düşünmek aşk değil, gönül eğlendirmedir sadece.



Bu yazı 2660 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Bebişler
  2. Yurdum İnsanı
  3. FANTASTİK
  4. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Hamiyet Yüceses
    Hamiyet Yüceses
  • Abdullah Yüce
    Abdullah Yüce
  • Hudai Aksu
    Hudai Aksu
  • arapça
    arapça
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  1. Hamiyet Yüceses
  2. Abdullah Yüce
  3. Hudai Aksu
  4. arapça
  5. Osman Zeki Öner
  6. Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI